1 Temmuz 2014 Salı

Yeniden başlıyorum.

Akşama görüşeceğiz.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Yine ben.

Merhabalar, yine bir yazma zamanı göründü bana. Çok iyiyim ama bi yandan çok depresif. Daha önce de söylemiştim ve yaşadıkça bu kanıtlanıyo, hiç bi zaman tam mutlu olamadım. Kim mutlu ki sürekli derseniz haklısınız tabi ama benimki çok mutluluğun arkasından gelen büyük bi depresyon. Her zaman böyle. O mutluluğu geçirdim; Özgür buraya geldi, yine birlikte uyuduk, birlikte gezdik, yemek pişirdik. Gitti ama sınav haftam olduğu için üzülmeye pek vaktim kalmadı, deli gibi çalışmakla geçirdim vaktimi. Sınavım iyi geçti, kontrol ettim oldukça yüksek bi puan gelicek ve daha dün gece sevinçten napıcağımı şaşıran ben gece hıçkıra hıçkıra ağlayarak uyudum. Bütün güzel şeyler bitti ve 1 haftadır sürekli ilgi görmek istedim göremedim onun ağlaması geldi, ayrı olmamızın ağlaması geldi, 2 sene sonra görüşebilicek miyiz'in cevabının ağlaması geldi ve hıçkırıklara boğuldum ben de haliyle. Anı yaşayamıyorum sanırım bu elimde değil. Şu an çok mutluyuz evet, ilerde de olucaz ama çok daha az konuşmayla, daha uzak mesafeyle. Ve bu mesafe olayı sürekli kemiriyo içimi. "Ya benden vazgeçerse?" "Ya uzaktayım diye soğursa?" kafayı yiyorum bu sorularla. Her ne kadar "Saçmalama öyle bişey olmicak" dese de tam anlamıyla rahatlayamıyorum inanın ölüyorum. Bilmiyorum bu halim ne olucak..
İçimdekilerin çok az bi kısmı bu kelimelere dökebildiklerim, içimde büyük bi acı var düşündükçe boğazımda bişeyler düğümleniyo. Salak mıyım ben ya? Sanırım tek bi problemim var, geberesiye sevmek.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Hi Bitches!

Neredeyse 1 yıl. Koca bi yıl. Geçen sene ne kadar karamsarsam, üzgünsem, ağlaksam; bu sene o kadar tersi. 2013 hani kıyamet kopucağı için gelmeyeceği düşünülen sene, 13lü olduğu için uğursuz sayılan sene.. Bu sene benim için çok güzel bi sene oldu. Tamam mükemmel değildi belki ama güzeldi kabul edin.

 Öncelikle sınavım. Evet İzmir'e gidemiyorum, en büyük hayalim gerçekleşmedi. Ama tıpı kazanabildim. Artık ben de doktor olucam ^^ Hayalini kurduğum mesleğe sahip olucam. Belki aynı şehirde kaldım ama ayrı evde yaşıcam, bi nevi kendi ayaklarının üstünde durmaca mod on. Bizimkilerin bunu kabul etmesi çok güzel oldu ne de olsa "Otur oturduğun yerde aynı şehirde başka ev ne demek" diyebilirlerdi ama demediler. Bi çok konuda onlara sinir olsam da bu konuda iyi ki böyle bi ailem var diyorum.

 Bi diğeri bugün itibariyle ehliyet almak için kursum başladı. Araba sürmek tam anlamıyla manyak bi deneyim. Babamın yardımıyla öğrenip direksiyon sınavında vakti gelince akıcam ;) Anlıcağınız bundan sonra tek rakibim THY ;)

 Bi başkası, eğer herhangi bi pürüz çıkmazsa 16sında İzmir'e, adamımın yanına gidiyorum ^^ Çok güzel bi 5 gün geçiricez, birlikte gezicez, yüzücez, yemek yapıcaz, uyicaz, film izlicez ve daha bir sürü şey ^^ Bu benim oraya ikinci gidişim olucak ama tam anlamıyla ilk kez gitmiş olucam, önceki 1 günü sayamayız heralde dimi?

 Söylemeyi unutmadan, ağlak değildim dedim ya bunlar hep antidepresan. Aklımın ucundan geçmezdi, neden hormonlarımın düzenini değiştirmek istiyim ki? Ama biraz zorunda kaldım, 2.seneyi kaldırmak pek kolay olmadı. Antidepresanların oldukça yardımı dokundu. Ama artık daha da elimi sürmem sınav bitti ben kullanmayı bitirdim. Benim antidepresanım benden yaklaşık 6 saat uzakta ama iki kelimesi, bazen sesi, nefesi yetebiliyo. Antidepresan da neymiş yani?

 Neden blog yazma ihtiyacı duydum bilmiyorum, belki de tesadüf oldu. Külüstür bilgisayarıma önkayıt işlemlerini tamamlamak için girdim, elim bloguma gitti. Genelde böyle oluyo ya zaten. Belki tema falan değiştiririm, belki sürekli yazmaya başlarım belli mi olur? Birilerinin okuyup okumaması umrumda değil aslında şu parmaklardan kelimeler döküldüğü anda özgür kalıyolar ha birisi okumuş ha okumamış, sen içindekini herhangi bi yere yansıtıyosun ya orda zaten olay bitiyo.

 İşte böyle. Doktorunuz şimdilik kaçar ;)

24 Eylül 2012 Pazartesi

Hayat.

Selam. Hayat bu aralar 'Aslında güzelim ama bi türlü anlayamıyosun gerizekalı.' modunda. Yani şöyle ki tamam tıpı kazanamamış olabilirim bu bi yana, ama haftada 3 gün uyuyabiliyorum, 4 gün sabahın körü falan değil gayet normal bi saatte ve makul saatte ders sayısıyla ders görüyorum. Haftanın 4 günü 1 tenefüs uzağımda olan gerçek dostlarım var. Mükemmel bi sevgilim, çok da sorun çıkartmayan bi ailem var. Yani sanırım bazen, bazen değil çoğunlukla, şükretmemiz de gerekiyo. Tamam kazanamadım belki, ama dünyanın sonu gelmedi. Çok daha kaliteli vakitle, daha bi hevesle bu sene çalışıp kazanıcam umarım. Şimdilik iyiye gidiyoruz bakalım.

 'Ya olmazsa..' demek istemiyorum, ama her şeye hazırlıklı olmalı sonuçta insan, ölümlü dünya. Buna rağmen, geçen sene tıp olmamamasının büyük payı bu konu. Kendimi o kadar çok buna adapte ettim ki ygsden sonra.. 'Kaç bininci oldun eda artık zor çekersin', 'lys fenin zaten iyi değil ne yapabilirsinki?', 'kesin seneye kaldın zaten boşver dedim' hep. O sınavdan sonra özgüvenimi toparlayamadım bi türlü. Hala da toparlayabilmiş değilim. Ygsnin bi an önce gelip gayet iyi geçmesi gerek. O da kötü geçerse, işim zor çünkü. İşte bu hiç hoş değil.

Neyse, arada uğrarım heralde buralara, dolunca yazarım falan belki. Haydi kendinize iyi bakın.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Boo-ya!



Yep, yarın tatile gitmece *-* Evet 1 yıldır bu günü bekliyorum sanırım. Sınav falan olunca, yani o kadar bunaldım ki bu tatili herşeyden daha fazla istedim *-* VE O GÜZEL SES!!!! Araba çalışıyor oh be. Araba bozuldu, hem de akşam akşam ve bugün cumartesi. Tamirci aradı babam, adam düğündeyim gece gelebilirsem bakarım demişti, çok sinir olduk tabi sen gel tatil öncesi bozul -.- Ama şimdi duyduğum ses rahatlattı, adam geldi yaptı arabayı ehehe ^^

Gitmeden önce de diyorum, boyun çıtlatmak çok eğlenceli. Zararlı, mararlı. Çok eğlenceli *-*

Kendinize iyi bakıın, öptüm XOXO ^^
Blogger tarafından desteklenmektedir.